"Kuklalar ve Kabuslar"

0%
I. KISIM

“Canavarlarla savaşan kişi, kendi de canavar olmamaya bakmalıdır. Ve uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da sana bakar.”

- Friedrich Nietzsche

Kafamın içinde, küçücük bir toz tanesi gibiydim. Bana ait gibi durmayan bedenimi kontrol edemiyor, neredeyse hissedemiyordum. Aynı anda hem havada süzülen boş bir poşet kadar hafiftim, hem de tüm hücrelerim tonlarca ağırlığında birer kaya gibiydi. Kendi zihnimde oradan oraya savrulurken değil parmağımı oynatabilmek, göz kapaklarımda sıralı duran kirpiklerim hafifçe kıpırdasa gücüm tükenirdi.

Zaman algım yoktu. Kaç dakikadır zihnim ayılmaya çalışıyordu ya da saatlerdir mi çabalıyordum bilmiyordum. Nefesimi hissetmiyor, bedenimin doğal saatini sayamıyordum. Dış dünyada dakikalar saatleri kovalıyor ben yakalayamıyordum.

Kafamdaki toz zerresi kilometrelerce uzunluğunda bir labirentte başıboş dolaşırken, dış dünya ile küçük bir bağlantı kurdum. Bir ses, usulca çınlıyordu. O sese doğru savruldukça, şiddeti giderek arttı. Biraz çabaladıktan sonra, çınlama sesi kelimelere dönüştü. Ancak bildiğim, hakim olduğum bir dil değildi. Sanki anlamamam için tersten konuşuyordu biri. Şeytani bir ayinin ortasında kalmışım gibi hissettim. Ensemden aşağı bir ürperti indi. Ama bu korktuğum için değildi. Birinin nefesine aitti.

Yüzünü yüzüme yaklaştıran biri vardı, hissediyordum. Giderek hislerim bana geri dönerken, titrediğimi fark ettim. Hava buz gibiydi. Yüzümün yakınındaki kişinin sıcak nefesine bile muhtaçmışım gibi anında tepki verdi zihnim. Yavaş yavaş çözülüyor gibi hissettim.

Bir türlü hissetmeyi beceremediğim minik nefesler giderek büyümeye ve ciğerlerime doldurmaya başladı. Zihnimde pus çözülecek gibi durmasa da, algılarım giderek güçleniyor gibiydi. Yolumu kaybetmemek, zihnimi tekrar siyaha düşürmemek için nefesime odaklandım ve saymaya başladım içimden.

Onuncu nefesimde, kıpırdatmaya gücümün yetmediği kapalı gözlerime rağmen beynimi deldiğini hissettiğim güçlü bir ışık yüzümde patladı.

Biri fotoğrafımı mı çekiyor?

Yüzümde patlayan flaşlar öyle güçlüydü ki, gözlerimin bir bantla yapıştırıldığını fark etmemi sağladı. Flaşın ısısı sanki o bantların yapışkanını usulca eritmiş bantlar yavaş yavaş kirpiklerimden kayıyordu. Ya da ağlıyordum farkında olmadan, bantları ıslatıyordum.

Birisi, yine bir türlü zihnime ulaşıp anlam kazanamayan bir dizi kelime sıralarken ellerimin kasıldığını hissettim. Biri ellerimi mi tutuyordu, yoksa ellerimi kırmaya mı çalışıyordu anlayamadım. Belki de emir veremediğim ve sanki kontrol onda değilmiş gibi davranan beynim sonunda toz zerresi olan bana kulak kabartıyor ve hareket etmeye uğraşıyordu.

Tırnak diplerim usulca sızladı. Parmak uçlarıma iğne batırılıyor gibi hissettim. O küçük hissi takip etmeye zorladım kendimi çaresizce. İğnenin bıraktığı sızı sanki bedenimi tekrar kontrol etmem için bir fener tutmuş gibi, acıya rota oluşturmaya çalıştım. Parmak uçlarımdan, ellerimdeki boğumlara… oradan avuç içlerime… Hissetme yetimi geri kazanmak için var gücümle koluma odaklandım. Başımda dikilen kişinin bunu fark etmesinden korktuğumdan ellerimi kıpırdatamıyordum bile. Kolum giderek ağırlaşırken, ayak parmaklarımın arasında benzer bir sızı hissettim. Ancak bu defa sadece bir iğnenin bıraktığı sızıyı değil, bir sıvının da usulca damarlarıma karıştığını rahatlıkla hissedebiliyordum.

Odadaki ayak sesleri giderek daha da belirgin olmaya başlarken, kalp atışlarım daha da hızladı. Göğüs kafesimi delip, dışarı çıkmak ister gibiydi. Sanki bedenim bir et yığınıydı da, kalbimin artık orada yeri yokmuş gibi… Odadaki kişinin ayak sesleri giderek benden uzaklaşır gibi olduğunda, zihnimin bana oyun oynama ihtimalini düşünmem gerekti bir süre. Sanki tüm dünya tersine dönmüş gibiydi. Sanki, gözümü açtığımda tavandan yere bakıyor olacakmışım gibi… Sinir bozucu bir kapı gıcırtısı dengemi tekrar bulmamı sağladı. Gerçekten de, yanımdaki her kimse odadan çıkıyordu.

Kapının gürültüyle kapandığını duyduğum an, bir süre odadaki sessizliği dinledim. Yalnızlığın sesini de, kokusunu da iyi bilirdim. Zihnim ne halde olursa olsun, o an yanımda kimsenin olmadığına emindim. Tonlarca ağırlığında gibi hissettiren elimi hareket ettirmeye çalıştım. Giderek açılan algım, bedenimdeki buzun da çözülmesini sağlamış gibiydi. Yerden yalnızca birkaç santim kadar kaldırabildiğim elim öyle çok titriyordu ki, birkaç başarısız denemenin ardından güç bela yüzüme kadar yaklaştırabildim. Gözümün üstündeki bantları çekmek için dakikalarca uğraşmam gerekti. Yapışkan bant, gözlerimden ayrılıp parmak uçlarıma tutunurken göz kapaklarım yerinden kıpırdamayı red ediyordu. Sanki ilk kez gözlerimi açacakmışım da, nasıl yapacağımı bilmiyormuşum gibi…

Yanaklarımın ıslandığını hissettim. Hislerim bana geri dönerken, bu tanıdık his bana güç vermiş gibi yattığım yerde doğrulmayı denedim. Ama beceremedim. Derin bir nefes çekmeye çalıştım içime ama gücüm sadece çeyrek nefese yetti. Az önce odada olan kişinin tekrar gelmesinden öyle çok korkuyordum ki… Zihnimdeki sesleri bile, onun sesi sanıp irkiliyordum.

Dişlerimi birbirine geçirip, tüm gücümle çattığım kaşlarımı serbest bırakmaya çalıştım. O an, gözlerimde biriken yaşlar sicim gibi buldukları ilk aralıktan sızarak yanaklarıma düştü.

Bir cesaret, gözlerimi tamamen açtığımda gördüğüm ilk şey tepemde yanan kocaman ışık oldu. O kadar büyük ve o kadar parlaktı ki ne kadar süredir kapalı olduğunu bilmediğim gözlerim o güçlü ışık yüzünden ateşe tutulmuşçasına yanmaya başladı. Işık, beynimi eritir gibi parlarken gözlerimi daha fazla açık tutamayıp hızla geri kapattım.

Birkaç saniye, zihnimi serbest bırakmaya çalıştım nerede olduğumu anlayabilmek için. Ama bedenim alarm veriyor, sakinleşmem için nefes aldırmıyordu.

Ev olamazdı… Depo değildi. Tepemde yanan ışık, hiçbir yere ait görünmüyordu.

Gözlerimi tekrar açmadan önce, başımı becerebildiğim kadar sağa çevirdim. Tek umudum, ikinci denememde gözlerimi ışıktan uzaklaştırıp bir müddet açık tutabilmekti.

Gözlerimi korkarak tekrar aralığımda vücuduma örtülen cam yeşili örtüyü fark ettim. Odanın soğukluğu ile alay eder gibi, incecikti. Yanımda duran masada, parlayan metal renkli bir tepsinin üstünde bazı nesneler vardı. Metalin parlaklığı bile o kadar rahatsız ediciydi ki, içindekileri anlamak için odaklanmam epey bir zaman aldı.

Neşter… İğne… Sargı bezi… Hastanede miyim?

Kafamın üstündeki kocaman ışığı, üstümde yeşil örtüyü ve yanı başımdaki nesneleri düşününce hala normal hızda çalışamayan beynim güç de olsa cevabı buldu.

Ameliyathanedeydim.

Üstümdeki örtüyü üst bedenimden yavaşça sıyırdım. Işığa yavaştan alışmaya başlayan gözlerimi kırpıştırarak kafamı becerebildiğim kadar kaldırıp, bedenime bakmaya çalıştım. Yaralanmış mıydım, neden ameliyata alınmıştım hiçbir fikrim yoktu. Ameliyat oldum mu, olacak mıydım… Anlayamadım. Görüş açıma giren çıplak bedenimde neredeyse hiç kesik ya da yara yoktu.

Çok saçma… Her şey çok anlamsız…

Ameliyattaysam neden doktor ya da hemşire yoktu? Zihnim saniyesinde binlerce kötü senaryo ile doldu. Düşünme yetimi tamamen kazanamamış olmama rağmen, kötü senaryoları bu kadar hızlı üretebilmem şaşırtıcı değildi. Benim, hala her şeye rağmen ben olduğumu gösteriyordu. Bu çirkin alışkanlığımın bana iyi hissettireceğini hiç düşünmezdim.

Bendim. Yosun…

Ama neden buz gibi bir ameliyathanede tek başıma yatıyordum?

Hala zangır zangır titreyen ellerimi şakaklarıma dokundurdum. Sanki bütün uzuvlarım bağımsızlığını ilan etmiş ve bir araya gelmek için çabalıyordu. O yüzden bu minik temas birden zihnimi harekete geçirdi. Hatırladığım son anıda, Özgür ile yanan Cehennem Evi’nin dışındaydık. Ve polis sirenleri duyuyorduk…

Özgür’ün o anki yüzü gözümün önüne geldiği an, can havli ile sedyede doğruldum. “Özgür…” Sesim çıkmadı. Ben bile zar zor duyabildim. Ama tek söylemek istediğim onun adıydı. “Özgür…”

Ağladığıma emindim, ama hıçkırıklarımın bile sesi yoktu. Gözüm karardı. Zihnimin düştüğü karanlıkta bile gördüğüm tek yüz onun yüzüydü. Kin, nefret ve acı ile tuğlalarını diktiği ev kül olurken; yüzüne yansıyan alevler kısık gözlerindeki yaşları parlatıyordu. “Özgür…” Ayağa kalkmaya gücüm olmadığı için kendimi yere attım. Dizlerimin üstüne düştüm. Acı hissetmiyordum. Kollarımı kendime doladım. Buz gibi bedenim, birkaç dakika öncekinden daha soğuktu.

Yakalandı mı? Çatışmaya girildi de, yaralandı mı? Yoksa, ben de o esnada yaralandım da hala farkına mı varamıyordum?

Morluklarla dolu çıplak bedenimde, bir dolu iz vardı. Ama yaralandığıma dair hiçbir kanıt yoktu. Ellerimi vücudumda dolaştırırken, hatırladığım son ana dair tüm görüntüler zihnime hücum ediyordu.

Yoksa… Polislerden önce Özgür’ün düşmanları mı buldu bizi?

Kapıda bir hareketlenme duydum. Aklımdaki tüm kötü senaryolar iç içe geçti, bütün o kötü adamlar birden hayalet olup ensemde bitmiş gibi korkuyla irkildim. Dizlerimin üstünde sürünerek, masaya yaklaştım. Elimi, metal tepsiye uzatıp kendimi koruyabileceğim bir şey bulmayı umdum. Ama birbirine geçen parmaklarım, herhangi bir şeyi kavramayı beceremedi ve tepsi yere devrildi. İlaç tüpleri yere değdiği gibi patlarken, etrafa saçılan malzemelerden neşteri kaptığım gibi sürünerek kapıya doğru ilerledim.

Titreyen bedenimi güçlükle kontrol altına alıp, kökünden kesilmiş tırnaklarımın açıkta bıraktığı parmak uçlarımı duvara geçirip ayağa kalkmaya çalıştım. Ayak sesleri giderek yaklaşırken, kanımda aktığını hissettiğim adrenalin göğüs kafesimi yumrukluyordu. Kapının dışındaki ayak sesleri, göğsümün üstündeydi. Nefesimden aldığım güçle doğrulmayı başarıp bedenimi duvara yasladım. Çıplak bedenim, soğuk ve gri duvara değdiği an taşlaştı. Elimdeki neşteri sımsıkı tutarken tek korkum içeri girecek kişinin ben henüz bir hamle yapamadan beni yakalamasıydı.

Kapı, rahatsız edici derecede yavaş bir şekilde açılırken gıcırtısı beynimi delmeye yetti. Yeşil bir önlük, bone ve maskesi olan ve neredeyse hiçbir yeri görünmeyen uzun boylu bir adam içeri girdiği an sadece birkaç saniyemin olduğunu bilerek hiç düşünmeden arkası dönük adamın koluna neşteri geçirip kendimi açık kapıdan dışarı attım.

Bacaklarımı sürüyerek, boş koridorda koşmaya çalışırken arkamda ayak sesi yoktu. O kadar yavaş ilerliyordum ki, içerideki adam yürüyerek bile beni yakalayabilirdi. Ama nedendir bilinmez, bir türlü peşime düşmüyordu. Bu, korkumu perçinledi. Belki de güvendiği bir şey vardı. Belki de hastane gibi görünen yer, onlarındı. Belki köşeyi döndüğüm an başka bir kötü adam beni yakalayacaktı. Belki de…

Adımlarımı becerebildiğim kadar büyütürken, sessiz hıçkırıklarımın arasında “Yardım edin…” diye bağırdım. Kimin yardıma geleceğini bilmeden… Birilerinin olup olmadığına bile emin değilken… Kesik kesik aldığım nefesler, kelimelerimi düğümlemiş gibiydi. “Kimse yok mu?!”

Bitmeyecekmiş gibi gelen, çok da uzun olmayan koridorun sonunu gördüğümde arkamı dönüp peşimde biri var mı diye kontrol ettim. Ama hala kimse yoktu. Kabus mu görüyorum yoksa? Gerçeklikle bir bağım yokmuş gibi geldi birden. Koridorun sonuna gelip, köşeyi döndüğümde göğsüm korkuyla sıkıştı. Ama düşündüğüm gibi, ne kabustaydım ne de beni bekleyen başka kötü adamlar vardı. Sadece dik bir merdiven çıkmıştı karşıma.

Merdivenin ilk basamağına adımımı attığım an, gözüm karardı. Birkaç saniye gövdemi tırabzanlara yasladım. “Özgür,” dedim içimi çeke çeke. “Nerdesin…” Ellerimi yüzüme bastırıp kendime gelmek için küçük bir tokat attım. Elimi bir anlığına dayanağımdan çekmek bile yalpalamama sebep oldu. Hemen tekrar kavradım tırabzanları. Öyle sıkı tutundum ki, kanı çekilmiş ellerim neredeyse şeffaf görünüyordu.

Gücümü tekrar toplayıp, dik merdivenleri tırmanmaya başladım. Bayılmamak çok güçtü. Yere bakmamaya çalıştım becerebildiğim kadar. Hastanenin sessizliği çok ürkütücüydü, tekrar yardım istemek için bağırmak bile istemedim.

Temkinli ve yavaş iki ayak sesi sessizliği böldüğünde bir anlığına dinen titremem öyle bir şiddetlendi ki merdivenlerden yuvarlanacağım sandım. Son birkaç adımı ayaklarımı sürüye sürüye attıktan sonra karşıma bir asansör çıktı. Peşimdeki adam beni yakalayamasın diye tek çaremdi. Kendimi hiç düşünmeden asansöre attım.

Kapı hemen kapansın diye rastgele bir tuşa basıp artık beni taşıyamayan bacaklarımı serbest bıraktım ve yere kapaklandım. Karşımdaki aynada kendimi gördüm birden. Beynimdeki çınlama, çığlığa dönüştü. Hiçbir rengin kalmadığı yüzüm, kurumuş bembeyaz dudaklarım, birbirine girmiş kısa saçlarım… O kadar kötü görünüyordum ki, gören birkaç saniye önce cehennemde olduğumu ve kaçtığımı düşünürdü.

Hoş… Cehennemdeydim zaten. Özgür de benimleydi.

Asansör sarsılarak durduğunda, farkında olmadan asansörün zeminine geçirdiğim parmaklarımla yeri kazıyarak ayağa kalktım ve nereye vardığımı bile görmeden tekrar koşmaya başladım. Birkaç metre ilerlemiştim ki, bir kapı çıktı karşıma. Kapıdan içeri süzülen rüzgar, bir sebepten görünür haldeydi. Çırılçıplak olduğum gerçeğini tek bir saniye bile önemsemeden kendimi o kapıdan dışarı attım.

Gerçekten de dünya tersine dönmüş…

Asansörle yukarı çıkıp, aşağıya inmeyi ummuştu aptal zihnim. Hastanenin terasında herkesin tepesindeydim tek başıma. Bana kimliğimi hatırlatmak isteyen yağmur damlaları tutunacak bir şey bulamayıp çıplak bedenimden akıp giderken, ayağıma dolandı. Ben de onlara eşlik eder gibi sırt üstü yere düştüm. Kalkamayacağımı bildiğimden çaresizce pes ettim. Gözlerimi kapatmak ve kabus olmasını dilediğim o andan uzaklaşmak istedim ama gökyüzü hipnotize etmiş gibi beni bir süre öylece yukarıya bakakaldım.

Gökyüzünü ne zamandır görmüyorum sahi? Gri bulutlar, bana niye tuzak kurdu? Birbirimize benziyorduk halbuki… Ayağıma doladıkları iplerin ucunu, peşimdeki kötü adama mı vereceklerdi gerçekten?

Gözyaşlarım yağmur damlaları ile birbirini kucaklarken, ben de kendimi kucakladım. Yana dönüp, dizlerimi karnıma çektim. Zihnimdeki uğultu, ıslak ve çıplak bedenim, cenin pozisyonunda oluşum bana anne karnındaki halimi hatırlattı. Her şeyi bilerek geldiğimiz dünyada, her şeyi unutup yaşama başlamamız gibi…

Biliyorum ama anlamıyorum.

Yağmur acımasızca üstüme yağarken, biri ceket ile üstümü örttü. O kişinin yüzünü görme fikri o kadar korkutuyordu ki beni, gözlerimi sımsıkı yumdum. Üstümü örten kişi, ellerini belimin altına yerleştirip beni kendine çekti. Ceketi, kundak gibi sımsıkı sardı bana. Zangır zangır titreyen bedenimi göğsüne bastırdı. Yüzüme değen nefesi, usulca kulağımı okşadı. “Benim…” dedi. “Benim, Yosun.”

Gözlerimi açtığım an, O’nu gördüm. Dağılmış saçları, yorgun göz altlarının iyice küçülttüğü kısık gözleri, yağmurun usulca okşadığı çıplak kolları ile beni sımsıkı tutan ve usulca gülümseyen Özgür’ü…

“On dakika daha uyanmaman lazımdı. Yine her şeyi mahvettin Yosun…” Elleri, şoktan kaskatı kesilmiş ıslak yüzüme dokundu. Parmaklarını iyice yüzüme geçirip, usulca kendine yaklaştırdı ve dudağımın kenarına bir öpücük kondurdu. “Otuz saniye…” dedi kaşlarını çatıp. “Sadece otuz saniyemiz var. Birkaç nefes daha al. Sonra gözlerini kapat ve ben aç diyene kadar açma. Tamam mı?”

Gözlerimi nefes dahi almadan sımsıkı kapattım. Rüyaysa da, hayalse de umurumda değildi. Çünkü ne olursa olsun, bu dünyadaki tüm gerçeklere bile, yalancı bir hayalet olan Özgür’den daha çok güvenmiyordum.

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın.

Cok ozlemisim
Ben dee yosunum ben dee
Ozgur ve yine yosula oynadigi oyunlarr ayniilar yaa
Ozgur tehlikeli bi insan ama su sahnelerde cokkk guven veriyo
Yiycem sizi
Sonunda geldin be adam
Ozgir ve bitmeyen dusmanlari
Ozgur gel suraya
Bence de yosunum her sey cok sacma ama hayatinda ne normaldi ki
HALE??
Hale cikmazsin umarim bi yerden
Yosunum yaaa
Haydaa
Hafi bismillah
Poset kadar hafif hissetme olayi o kadar ben ki
Ozgurun en sevdigi filozof acaba hangisi olurdu
Ucurumlar hep ozguru ve yosunu cagristiriyo
Sizi cok ozledim cocuklar
Gelmekten korktugum yerdeyim
16.02.2026
3. Kitabı okumaya korkuyorum dört çıktıktan sonra mı okusam ne yapsam
Upside down
Umarım Kemal de yanarak ölmüştür orda ona müstahak
Hale daha iyi bilir o işleri neden olacak
Yosuna napıyosunuz ne işi var orada dokunmayın şu kıza artık
Gözündeki bantlardan nasıl gördün kız
Yosunun hiç ağlamadığı sadece güldüğü ve mutlu olduğu ya da sadece mutluluktan ağladığı bir hayatı olacak mı bir gün
Ben de sürekli kardeşimin uyurkenki ifşa ve videolarını çekiyorum. İlerde yeğenlerime gösterip onlarla birlikte dalga geçicez.
Bir Allahtan korkarım, iki üşümekten
Özgürün bu kadar hızlı planlar yapıp faliyete geçirmesi inanaılmaz ya. İlk iki kitabı bu hafta yeniden okudum çünkü hiçbir şeyi hatırlamıyordum. Kitapların çok uzun zaman önce çıkması sebebiyle hafızama her şeyi kazımak istedim. Ama sen hangi ara Yosunu kurtarıp bir bez hazırlayıp bayılttın kızı ya. Ya da ilk kitapta vurulduktan sonra hangi ara lunaparkta ambulans itfaiye hazırladın ya. İnanılmazsın Özgür Gencay. Sana bir kere daha hayran kaldım. Keşke tilkilerinden bir tutam da ben alsam.
Kitapları yorumlarla okumayı sevdiğim için buradan tekrar başlıyorum hadi bismillah
31.01.2026
Tam olarak düşüncelerimden boğulduğum bu anda her şeyden kaçmak için uzun süredir yüklediğim bu uygulamayı açtım. Uzun süredir duruyordu fakat hiç açıp okumaya vaktim olmamıştı. Şimdi okumaya başladım ve anladım ki bazı şeyler doğru zamanı beklermiş :)
25.01.2026
O kadar uzun zaman oldu ki 😭
Mert aşkım özledim onları da
Benim yılbaşı aktivitesi
🥹❤️
AY KUCUK GITTI BEN O KADAR AZ OZLEMEDIM
çok özledim
Kendi dünyamın nasıl tepetaklak olduğunu anımsadım birden.. basit bir cümle ama etkisi yıkıcı oldu
07.10.2025
Offf offf çok özlemişim yaaa😭
Kurban olurum sizin aşkınızaaaa
Geldi bizimkiii
🤧
Emin ol bizde bilmiyoruz
Neşter demeyin anısı varr
27.09.2025
Sorgusuz sualsiz güvenimiz...
27.09.2025
Aynı ben
27.09.2025
Asansör sahnesi Caner Kavlar😭
27.09.2025
Uzun boyuna kurban olduğum k bayım aklima geldi
27.09.2025
Kız o tilkiye bişi olur mu seviyorum seni özgür👍🏻🙏🏻
27.09.2025
Anneycimmm
27.09.2025
Travmalar tetiklendi
27.09.2025
Zirlama vaktim geldi...cokozledim😭
31.08.2025
Ozlemisim😭😭
24.08.2025
Sizi okurkenki hissimin hep aynı olması eve dönmüşüm gibi hissettiryor
24.08.2025
AAAAAAYYYYYYYYYT GELDİİİİİ VALLAHA GELDİ ÖZGÜRÜÜÜM
24.08.2025
Özgür askim çık gel nerdesin
24.08.2025
Yosunuum yaralı kuşum çok özledim
24.08.2025
Bunun altında bi iş var ben diyeyim asklar
24.08.2025
Neler oluyor özgür nerde yosun nerde
24.08.2025
Kitap olmasını bekleyecektim ama çok özledim onları
Bu adam Bay K.ymiş gibi hissettim
Gerçekaşk✋🏻
I felt it
Yayınlanmasını bekliyordum ama dayanamadım😔
23.08.2025
linç edileceğimi bile bile söylüyorum ki özgürü zerre kadar sevemiyorum 😔😔😔
23.08.2025
hoşgeldin çiçeğim 🥹
23.08.2025
algılayamıyorum şuanda 😭
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
E zaten abla
Zort
Yakalanmak ve özgür no bacım
Aga beee
Şükür doğru hatirlamisim bı an fav kitabımı unuttum sandım da 😱🤓
Bı bilsek
Anlamıştım ki
Rüya mı acaba kafam karıştı Yurdagül
What the karnıbahar
Yalnızlığın sesini bilmek....
Rozetimi almaya geldim lets gooo
17.08.2025
Rahatladım...
17.08.2025
Rahatladım...
icinden cikamadigim bir ruh haline girdiysem ofaya sifirdan baslayabilirim🙏🏻
05.08.2025
simdi yuklenen bolumleri okumak icin bastan baslicam cokkkk mutluyumnmmm
03.08.2025
3.ye dönmeye geldim sindirmek için
02.08.2025
Eski aşkım ya
01.08.2025
Nietzsche adamdır. Severiz.
01.08.2025
Çocukluğum sana geldim
29.07.2025
"Ama atladığı bir şey vardı . O balıksa bile , ben okyanustum. Ve okyanusun dalgaları ne kadar uzağa gitse de , mutlaka geri dönerdi."
Sen de bize döndün Büşü 🤧
29.07.2025
Hale allah belanı versin
27.07.2025
hadi bakalım bu kadar tek sabredebiliyomusum
26.07.2025
Yosunummm🥹💖
26.07.2025
@aysel_smva 🥹...
bu bölüm OSMWLSMWLSMWLSLS OF ÇOK ÖZLEMİŞİM
ÖZGÜRÜM😭😭😭😭
defne bizim travmalarımızı fotolayıp yine sergi mi acıcaksın
Noluyoz
ben beklettim beklettim dayanamıyorum
Bi şey dicem bi ara büşra üçüncü kitaptan bölüm atmaya başlamıştı ya hatta ilkinde anıl ambulans kaçırıyordu bay k falan da vardı bi eve gidiyorlardı noldu o bölümler silindi yeniden mi başlandı
25.07.2025
aşkları aşkı lovevee aebgi ben ağlamaya gidiuoeum
25.07.2025
Ne olıyorrr bu aşalıkkll yerdeeew
25.07.2025
Özgürerrrrrrrr ağlıcam çok özlemişim sizi
25.07.2025
Özgürerrrrrrrr ağlıcam çok özlemişim sizi
25.07.2025
Bilmiyoruzzzz bizde
25.07.2025
Yosunnnaskımmm
25.07.2025
Askım benim ya 😭
25.07.2025
Neee olıyorrr şuannn daaaa
25.07.2025
Ağlıycammmm🦊🐟
25.07.2025
yaşanıyorr
25.07.2025
Bu sıralar çok aynıyız
25.07.2025
aglıyorum farkında olmadan🥲🥲🥲🥲🥲
25.07.2025
BU SAHNEYE KADAR NEFES ALAMAFIGIMI FARK ETTTİM
24.07.2025
SONUNDA ÖZGÜR SONUNDA
yosunun özgüre güveni 🥹
AAAAĞAĞAĞĞAĞ SONUNDA GELDİ
özgür bul artık bizi
🥺🥺
@kraliceferhunde bizim hale travması 😔
23.07.2025
23.07.2025
Özgür'u ozlemiske
23.07.2025
ağlıcam şuan o kadar geçmişe döndüm ki😭😭😭😭😭
Ayın 22 leri
22.07.2025
OZGURUUEUAĞAĞĞA
22.07.2025
"Gerçeklerin bu kadar acıttığı bir yerde, hayallere tutunmak delilik değil midir?"
22.07.2025
Ben uyanınca yüzümde yastık izi kalıyor, Yosun uyanınca travma...
26.07.2025
@aysel_smva 🥹...
22.07.2025
Özgürr
22.07.2025
Harbi Özgür nerdesin, yine mi kayboldunn
22.07.2025
@gamzeleyla aynısını düşündüm okurkenn
22.07.2025
eğer bu ölümse ölümden korkmamalı, onun güzel yüzünde ölüm bile güzeldi..🫠💓
22.07.2025
"İşte gerçek huzur buydu. Hafif uyuşuk bir beyin, sigara ve Özgür."🩶🚬
22.07.2025
Yosunumm🥹❤️
22.07.2025
"yalancı.." 🖤🦊
22.07.2025
22.07.2025 🩶
22.07.2025
18:08
22.07.2025
mert hizini alamamis
22.07.2025
AĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞA
22.07.2025
Anamm benim tatlı kuşumm
22.07.2025
AAAA 😭😭😭😭😭
22.07.2025
Yeeep doğru HATIRLADIM bende yosunla beraber hatırlıyorkeb🤩😼
22.07.2025
çok uzun sürdü😭😭😭
22.07.2025
Altını çizip hissederdik mesela
22.07.2025
Çok içimde bir yerde hissedebildiğim satırlar haftalarca aynı yerde yattıktan sonra konudan bağımsız bazen sadece uyanmak istemediğim zamanlara dair
22.07.2025
@melbebis ay tamam başlıyım bari 22lerin hatrına
22.07.2025
@melbebis sevdigim seyler bitmesin diye kaçıyorum🤩
22.07.2025
geç olsun güç olmasın (cok korkuyorum baslamaya 😭)
22.07.2025
@melbebis sevdigim seyler bitmesin diye kaçıyorum🤩
22.07.2025
@melbebis ay tamam başlıyım bari 22lerin hatrına
yosun ozgurun öldugune o kadar inanmistiki yolda ozguru gordugunde ozgur bu olamaz cunku ozgur yavas yurumez demisti. yosun ozguru her seyiyle seviyo ofa nin ilk bolumlerinde ozgur yosunu umursamayip bi anahtar icin halitin yanina gonderdiginde yosun basina gelicekleri bildigi halde ozgur icin gitmisti oraya. kisaca yosun herseyiyle ozguru seviyo ve ozgurde yosun icin haleyi cehennem evine alirken yosun icin yapiyodu herseyi. basardik kizlar ozgurde sonunda yosun icin yasiyo aynen yosunun ozgur icin yasadigi gibi 😭
eskisi gibi
o kadar guzel hissettirdiki icim yumus yumus oldu ya asklarim benim 😍
gelicegini soylemistim 😭
OZGURUMMM EVIMIN DREGI GOZUMUN NURU SONUNDA OZGURUM
22.07.2025
AAA ÖZGÜRRR
22.07.2025
4n1k referans😭
ya salak bagirirsan yakalarlar seni ozgurun sana verdigi tilkisini mi kaybettin
tilkiler yine yerinde durmuyo
@freefishdiva ask kadar basit bi duygu degil bunlarinki yeni kelime turetmem gerekiyo sadece ikisi icin
bu ask degilde ne be 😭
@freefishdiva ask kadar basit bi duygu degil bunlarinki yeni kelime turetmem gerekiyo sadece ikisi icin
annesinin kuzusuuu yerim seni ham diyeee😍
allahin cezasi hale travma birakti kerkeste
@kraliceferhunde bizim hale travması 😔
@freefishdiva cunku yosuna son insan yanim sensin demisti kcm de bu saatten sonra kiyamet kopsun ozgur birakmaz yosunu
ozgur burda hissediyorum kendini eve kitleyip ortalik alev yerindeyken ozgur yosunu cikarmak icin canini disine takmisti baska biri olsa asla bu kadar caba sarf etmezdi muneccim gubu var kizlar bende hissediyorum bi iki satir sonra gorucez kesin ozguru
@freefishdiva cunku yosuna son insan yanim sensin demisti kcm de bu saatten sonra kiyamet kopsun ozgur birakmaz yosunu
Arkadaşlar ben ikinci kitabı unutmuşum imdat
askim ya 😔
ozgur daha da canavarlasmamak kendini kaybetmemek icin son insan yaniyla daha once oldugu gibi bi anda ortadan kayboluo yeniden yosuna gelmesi peki 😭
ozgur yosun evreninde yasayip onlar kosarken onlari aydinlatan elektirik direği olmak isterdim
Bu arada başlamak için öfa ve kçm baştan okundu (her yaz yaptığım gibi) hazırım galiba o yüzden ama çok korkuyorum her şeyden
Bismillah diyerek başlıyorum kitabın basılmasını bekleyemeyeceğim😭
22.07.2025
Yok başlamaya elim gitmiyor. Hayatıma yön veren, her ayın 22'sinde tekrar tekrar okuduğum, kişiliğimi oluşturan (bazen okumasaydım nasıl biri olurdum diye düşünüyorum), bir ortamda kitap denildiğinde bana dönülürken elimden ve dilimden düşünmediğim bu apayrı gerçeklik beni bu yaşımda nereye götürür bilmiyorum...
22.07.2025
Ya Allah başlıyorum. İns ilk saniyede yengeç duygusallığı basmaz da ağlamam
Yosun özgürün tuttuğu o eve koşarcasına koşmalısın hadi
Ona bir şey olmaz tilkiler hızlı koşar
Annneeemmmm
22.07.2025
Hani Özgür'ün zihninde, kuyrukları asla birbirine temas dahi etmeyen o tilkiler var ya; bence o tilkilerin ayakları yerde çırpınan bir balığa çoğunlukla takılmıştı zaten..
22.07.2025
Ya da bay K. Kadar sakin ve hissiz birisi de olabilir.
22.07.2025
Okyanusun cayır cayır yandığı yer... Ve sanırım evet, bu sefer balık hissetti..
22.07.2025
Özgür'ün, Yosun'dan ilk etkilendiği sahne uçurum sahnesiydi bence.. Yosun'un adeta ölüm ile nikahlanmışçasına inatla uçuruma yürümesi...
22.07.2025
yosunun ne olursa olsun bir tek özgüre bu denli güvenişi.. biricik enayim benim
22.07.2025
biraz geç kaldın sanki be
22.07.2025
meraba hayatım
22.07.2025
özgürfanclub başkanı olarak rozet almaya geldim 🤲🏻
22.07.2025
ay bi anda geçmişe gittim nasıl özlemişim ya nefessiz okumayı özgürün verdiği güveni yosunun manyaklıklarını deliricem şimdi ÇOK ÖZLEMİŞİM İYİ Kİ BU UYGULAMA VAR
22.07.2025
yemin ederim başım ağrıdı bu kızın manyak senaryolarından bi sakin ol bu senaryolar gerçekse öleceksin zaten sence kaçarın var mı gerçek değilse de ölmeyeceksin sakinleş o yüzden
22.07.2025
@gamzeleyla aynısını düşündüm okurkenn
21.07.2025
Benim başlamaya gücüm yok kitap olarak okumayı seviyorum bu seriyi söyle bir uğrayayım dedim iyi okumalar
21.07.2025
Su cumle her okuduğumda icimi titretiyor valla
21.07.2025
Benim siginagim olan o kitap🥹 yine basliyorum bakalım (35 bin defa baslamamisim gibi)
17.07.2025
Güzel kızım benim yosunum🥺
13.07.2025
Oy başlama vaktiii
08.07.2025
asık oldum bu siteye
26.06.2025
Başlıyorum
26.06.2025
🥲
26.06.2025
Hadiii bakalımmm
26.06.2025
Ay valla eline sağlık şekerim ben bayıldım. Uzun zamandır böyle konuya sahip bir kurgu arıyordum.
26.06.2025
ARKADAŞLAR BEN ÇOK ÖZLEMİŞİM
26.06.2025
O kadar özlemişim ki…
26.06.2025
Özgür bir deniz kızı değilim ama özgür deniz cellatın kızıyum… KNDKHDBSZKJBFJZSKHFDZJLHFJLZD
26.06.2025
Yaralı bebeğim
26.06.2025
BEN DEMİŞTİM
26.06.2025
Orospu hale gene kürtsj masasuna mı yatırdı yoksa
26.06.2025
Özgür beni de öpse benim de beymim açılırdı
26.06.2025
Sakince besmele çek…
26.06.2025
25.06.2025
20.06.2025
hepimizin çığlık attığı o kısım
20.06.2025
1. kısıma yorum atılmış ama buna ilk yorumu ben atmak istedim 20.06 ki şu eklemeyi de yapmak isterim ben öfa’yı ilk okuduğumda ortaokuldaydım ve kitabi yine sınıf arkdaşımdan almıştım hatta o zaman turuncu bir balığım vardı kitabı bitirdikten sonra ikisinin resmini çekmiştim çok özeldi benim için.neyse üniversitenin peşine depresyona girdiğim bi dönemde eski huzurlu olduğum anları (tekrar en azından bir duygu hissedebilmek için) eski şeyleri yapmaya karar verdim ve bunu 4n1k izleyerek okuyarak başladım ve sonra dedim ki neden öfa’nın ikinci kitabini alip okumuyorum???? bunun üzerine(bu yakın tarihte oluyor 4n1k daha eski) kitabı bitirmemin birkaç ay sonrası büşra:’) kitaba yeni bölüm geldiğini söyledi ve sanki yıllarca bu anı bekliyormuş gibiydim hala inanilmaz bir duygu bu kadar uzun zaman sonra 2. kitabı okumak ve tekrar bu evrene 3. kitapla geri dönmek çok teşekkür ederim sana mishapm iyi ki ama iyi ki varsın yanımızda fiziksel bulunmasan bile tahmin edemeyeceğin kadar insanın hayatına dokunuyorsun:’)
19.06.2025
Nietzche ile başlayalım bakalım
19.06.2025
yine neler oluyor, neler olacak, oyle merak ediyorum ki. Tilkiler artık yürümeyecek koşup taklalar atacak gibi hissediyorum
19.06.2025
güzel tilkim
19.06.2025
geldi sonunda :')))))))
19.06.2025
yosunummm
19.06.2025
başlıyorum...
19.06.2025
tekrardan başlayayım
19.06.2025
Satır arası gelmişken baştan baslim
19.06.2025
en sevdiğim kitabın devamını okuyabilmek çok güzel
İçimden geçiyordu yine bir olaylar döndüğü hadi bakalımm
ilk ikisini 3 defa okudum bunu da uclicem simdi bismillah
18.06.2025
O rozeti alicam
18.06.2025
psikolojimi bozan canım kitabım ağlayarak anneme özet anlatmıştım o da ağlamıştı
18.06.2025
Mutlu son olmazsa sağlam bir psikolojik destek almam gerekecek
18.06.2025
Bu kitap mutlu bitmezse psikolojimin ne olacağı şüpheli🥹
18.06.2025
Utanmasam kitabı 50 defa okuyacağım için beni pek duygulandırmadı🥲
18.06.2025
Bana okumayı sevdiren kitabın, son kitabını son kez okuyacağımı bilmek… Galiba yalan söyledim. Ben, aynı seriyi sürekli okuyup, kendi psikolojisini bozmaktan zevk alan bir kızım. Belki de hepimiz biraz aptalızdır. Ve bence hepimiz biliyoruz ki sonlar, acı-tatlı bir şekilde yazılır. Bize de o sona uzun uzun bakıp, buruk bir gülümsemeyle veda etmek düşer.
Bana kitap okumayı sevdirdiğin için teşekkür ederim, öfa’
18.06.2025
uzun zaman sonra okumak beni duygulandırdı 🥹
18.06.2025
Utanmasam kitabı 50 defa okuyacağım için beni pek duygulandırmadı🥲
18.06.2025
"Bana kimliğimi hatırlatmak isteyen yağmur damlaları..."
burayı ABARTMAK İSTİYORUM
18.06.2025
"Yalnızlığın sesini de, kokusunu da iyi bilirdim." 🥺
son kitap oldugunu hala sindiremiyorum askim 😭
Misal artık final olmasını sindiremiyorum 🥹
17.06.2025
Kirli Peri Masalı Ölüme Fısıldayan adamın son serisi dimi am o kitabın adı yaşayamayanlar ve ölemeyenler sirki mi ne olacaktı dıye hatırlıyorum Rastgele hikayeye girince anladım bu kıtap oldugunu da sasırdım ama ılk bolum cok guzeldıı
17.06.2025
Son kitap olmasını sindiremedim hala baştan bölümleri okuyorum 🥲
17.06.2025
Ahh son kitabın ilk bölümü olduğuna inanamıyorum 😭
14.06.2025
Off sonundaaaaa uaa
13.06.2025
ilk yorumu atıyorum kpm mutlu son olsun 🤲🏻🥹 nolurkine ya nolur ya
13.06.2025
ilk yorumu atıyorum kpm mutlu son olsun 🤲🏻🥹 nolurkine ya nolur ya
13.06.2025
ay duygulandım 🥹
13.06.2025
Burada yerimizi alalim bakalim 🌹